Akustik Perde

Akustik Perde Ses İzolasyonu

Akustik Perde Ses İzolasyonu

Akustik Perde Ses İzolasyonu ; konu ile ilgili literatürler incelendiğinde, ses hakkında farklı tanımların yapıldığı görülecektir. Bunlardan bazıları şöyledir: “Canlılarda işitme algısını oluşturan moleküllerin titreşmesi sonucu yayılan bir tür mekanik enerjidir“.

“Her çeşit ortamda moleküllerin titreşimi yoluyla yayılan bir tür mekanik enerjidir“. “Gazlar, katı maddeler ve sıvı ortamda titreşimler oluşturarak yayılan bir enerji türüdür“. “İnsan kulağında işitsel duyulanma uyandırabilen, maddesel ortam titreşimleridir“.

Sonuç olarak, ses bir enerji türüdür. Bunun için kullanılan ölçü birimi”desibel” ‘dir. Sesin yayılma hızı ortamın özgül ağırlığına ve esnekliğine bağlı olarak da değişir.

Akustik Perde Üretiminde Ses konusunun çok iyi bilinmesi ses yalıtımında/ses izolasyonun da etkili sonuçların alınmasına vesile olacaktır. Bu nedenle, önce ses ile ilgili bazı temel konular açıklık getirilmesi gerekmektedir.

Ses Nedir?

Ses, bir ortam içerisinde titreşimlerden oluşan fiziksel bir hareket şeklinde yayılır. Titreşim yüzdesi geniş bir dizi üzerinde değişebilir. Eğer bu hareket işitme frekansı dizisi içinde ise kulak ve diğer yardımcı alıcı organizmalar tarafından ses olarak algılanır.

Sesin bir noktadan ötekine iletimi için, elastik bir ortamın varlığı gereklidir. Bazen cisimler çevrelerindeki havanın titreşimini sağlarken, titreşim hareketleri hissedilir, hatta görülür. Sesin havadaki hızı, sıcaklık, basınç ve neme bağlı olarak az da olsa değişebilir. Sesin, 20°C oda sıcaklığında hızı; 344 m/s ‘ye çıkmaktadır.

Frekans, bir partikülün bir saniye süredeki yer değiştirme ya da salınım sayısına verilen addır. Buna devir de denilebilir. Birimi “Hertz” (Hz) ‘dir. Çoğu ses (konuşma, müzik, gürültü) çeşitli frekansları kapsar. Bu nedenle akustik problemler işitme frekansı spekturumu boyunca incelenmektedir.

İşitme frekans aralığı, 20 Hz ile 20000 Hz sınırları içinde bulunan alanı kapsar. Kişiye ve yaşa göre az da olsa değişen bu aralık içinde yer alan 10000 Hz ‘in üzerindeki frekanslar, müzikten zevk alma ve konuşma anlaşılırlığı kapsamında dikkate alınmaz. Bu spektrum içinden seçilmiş merkez frekanslar ise 63, 125, 250, 500, 1000, 2000 ve 4000 ‘dir.

Dalga Boyu Nedir?

Havadaki salınım, moleküllerin zıt basıncında artma ve azalmalara neden olur. Bu salınım yüzdesi titreşimin frekansıdır. (Saniyedeki devir sayısı ile ölçülür) Titreşimin bir devri sırasında ses belli bir yol alır, buna da “dalgaboyu” denir.

Sesin dalga boyu 20-10000 Hz arasında, 25 mm-17 m ‘dir. Frekans ve dalgaboyu arasındaki ilişki oditoryumların akustik dizaynında önem kazanır. Hacim içerisindeki ses yutucu, yansıtıcı ve yayıcı yüzey boyutları; yutacak, yansıtılacak, yayılacak frekansların dalga boyları ile orantılı olmalıdır.

Perde Nedir?

Perde, düşük frekanstan yüksek frekansa uzanan bir ölçek üzerinde seslerin sıralanmasında yardım eden işitsel duyudur. Ayrıca frekansla beraber artar veya azalır. Perde, frekansın fiziksel özelliğine psikolojik bir tepkidir.

Kavram olarak benzeseler de perdenin subjektif duyumu sadece frekansa bağlı değildir. Eğer notanın frekansı ikiye katlanırsa, perde tam olarak bir oktav atar. Ancak, perde aynı zamanda notanın şiddetine bağlıdır.

Perdesi olan bir ses duyusu “Ton” adını alır ve eğer tek bir frekanstan oluşuyorsa buna “Saf Ton” veya “Basit Ton” denilir.Bu tip ses dalgası, zamana karşı basınç değişimi çizildiğinde, bir sinüs eğrisi şeklindedir.

Bir flütte pes bir notanın yumuşak çalınması, Audio Oscillator ve Diyapazon yardımıyla saf ton üretilebilir. Çoğu müzik sesleri sadece saf tonlar değil, bir çok frekansı içeren sesleri de üretir ve bunlar “Kompleks Ton” adını alırlar. Bir kişinin duyduğu bir tonun basit ya da kompleks olduğunu anlaması o kişinin deneyimi ve dinleme alışkanlığına bağlıdır.

Temel Frekans Nedir?

Duyduğumuz sesler genellikle birbiri üzerine binmiş çok frekanstan oluşur. Bunların içindeki en düşük frekansa “temel frekans” (fundamental ton) denir. Müzikal bir notanın temel bir frekansı ve daha yüksek frekansların bileşenleri olan Over-Ton ‘ları vardır. Bu harmonik seslerin her biri, temel frekansın katları ise harmonikler olarak adlandırılır.

Bu harmonikler müzikal bir sese seçkinlik ya da renk (timbre) verir. Çoğu müzikal sesler için tüm kompleks tonun perdesi temel frekansınki ile aynı gibi görülür. Ancak Over-Ton ‘lar belirginleştirici özellikler katar.

Bir ses alanında bir noktadaki akustik enerji akımının, gücü, yoğunluğu vardır ve basınç uygular. Bu bakımdan ısı, ışık, hidrolik ve elektrik enerjilerine benzer.

Sesin miktarının (hem fiziksel, hem de fizyolojik bakımdan) sayısal olarak tanımlanması oldukça karmaşık olmakla beraber, kullanımı, mimari akustik kapsamında sınırlandırılıp, sadeleştirilerek tartışılabilir.

Ses Basıncı Nedir?

Bir ses dalgasına bağlı olarak hava partiküllerinin titreşimi yoluyla atmosferik basınçtaki dalgalanmaya “ses basıncı” denir. Kulak, oldukça küçük olmalarına karşın bu basınçların çok geniş bir dizisine cevap verir. Fiziksel akustikte ses basıncını ölçmek için kullanılan skala çok geniş bir diziye yayılır. Ancak, kulağın her şiddetteki ses basınç farklılıklarına eşit derecede cevap vermediği gerçeğine dayanarak ses basınçları logaritmik bir skala üzerinde (decibel, dB) ölçülür.

dB = 20 log10 (P / Tercih)

Burada; P = Söz konusu olan sesin etkin ses basınç değeri,

Pref = Bir ses alanının etkin ses basıncı (basınç değeri sıfır olan)

Etkin ses basıncı 0.0002 Mikrobar (Din/cm²) olduğunda; ses basınç düzeyi “0” dB olur. Basınç 100 000 kez artırılırsa ses düzeyi 100 dB artar.

0.02 Mikrobar 40 dB

0.2 Mikrobar 60 dB

2 Mikrobar 80 dB

20 Mikrobar 100 dB

Enerjinin harcanma yüzdesi akustik gücü oluşturur. Akustik güç, diğer enerji türlerinin güçlerine kıyasla daha küçüktür. Bir konuşmanın akustik güç çıkış zirvesi; 4 üzeri 1/1000 W ‘tır ve ancak 25000 konuşan kişinin maksimum ses gücü toplamı bir 100 W ‘lık elektrik lambasını yakacak güçtedir.

Ses Şiddeti Nedir?

Bir noktasal kaynaktan yayılan ses dalgası, serbest alanda, (başka bir ses kaynağı ya da yansıtıcı yüzeyler olmaksızın) giderek büyüyerek, küresel olarak yayılır. Ses alanı içinde verilen bir noktada, belirli bir doğrultu içindeki birim alandan geçen akustik gücün ortalama miktarına “ses şiddeti” denir. Birimi W/m² ‘dir. Bir dalganın ses kaynağına uzaklığı iki katı arttığında, küresel alan dört katı artar. Ses şiddeti uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalır.

Ses Şiddeti = Ses Basıncı / Toplam Küresel Alan

I = W / 4∏d²

Burada; W = Ses Basıncı (W),

I = Ses Şiddeti (W/cm²),

D = Uzaklık (cm) ‘dir.

Hafif bir ses, sessiz bir hacimde anlaşılabilir olsa da, bir uçak motoru yanında yüksek bir sesin bile duyulması güçtür. Sesin, daha güçlü bir ses kaynağı tarafından çıkarılan ses tarafından boğulması ya da maskelenmesinin nedeni; işitsel sinirlerin, tüm etkileri aynı anda beyne

Maskeleme Etkisi Nedir?

Maskeleme etkisi, akustik tasarımın yetersiz olduğu salonlarda, istenmeyen gürültülerin, istenen seslerin duyulmasını güçleştiren hatta imkansız kılan etkiye verilen addır.

Düşük frekanslı sesler, genel olarak yüksek frekanslı sesler üzerinde, maskeleme etkisi yapar. Bu nedenle, sadece dışarıdan gelebilecek gürültüler değil aşırı miktarlardaki düşük frekanslı sesler, tüm işitme frekansları dizisindeki istenen sesleri maskeleyeceğinden dolayı, konuşma ya da müzik içinde ciddi karışıklıklara yol açabilir.

Bunun önlenmesinde atılacak en gerçekçi adım, salonun akustik açıdan tasarımına önem verilmesidir. Ancak belli bir sürekliliği olup, fazla yüksek olmayan gürültüler bir süre sonra kabul edilebilir bir arka plan gürültüsü olarak algılanır ve hatta olası rahatsız edici başka gürültülerin psikolojik olarak daha az duyulmasını sağlayabilir.

Ses kaynağı, ses dalgalarını her yöne yaysa da, yansıtıcı yüzeylerden yoksun bir bölgede yayılan sesin şiddetinden bir yönde bahsedilebilir. Aslında frekansa göre sesin yayılma düzeni değişir ve bu insan sesi, müzik enstrümanları, hoparlörler gibi pek çok ses kaynağı ile fark edilebilir.

İzolasyon Detayları

Rüzgar, ısı ve diğer fiziksel etkilerin dışında ses, kaynağa bağlı küresel yüzeyler halinde hava içinde yayılır. Bu yayılan enerjinin bir bölümü, karşısına çıkan engelin yüzeyine çarpıp, yüzeyin normali ile eşit açı yaparak yansır. Bir bölümü ise engelin yapısına bağlı olarak, çeşitli şekillerde geçer. Diğer bir bölümü de engeller tarafından tutulur.

İnsanların algılayabilecekleri ses düzeyi bir frekans birimi olan Hertz (Hz) ile ölçülmektedir. Ses dalgaları adı verilen bu titreşimler, komşu moleküller arasında enerji naklederek, fakat cisimlerde bir hareket olmadan, katı, sıvı ya da gaz ortamdan geçebilmektedir.

Bir hacmin iç yüzeylerinin yutma çarpanları çok düşükse (sıva, tuğla, mermer, PVC yer kaplaması, seramik gibi) bu yüzeyler, gelen ses enerjisinin, örneğin; yalnızca %1 ‘ini yutuyorsa, bu hacimde ses düzeyi, açık havadakine oranla 20 dB daha yüksek olur (Ard arda yansımalarla üst üste binen enerji yaklaşık 100 katına çıkar).

Eğer aynı hacimde hem ince, hem de kalın sesler için yutma çarpanı çok yüksek olan gereçler kullanılıyorsa, ses düzeyi 20 dB yükselmeyebilir. Yani, açık havada bir gürültü kaynağının 3 m uzaklıktaki bir noktada gürültü düzeyi 70 dB ise, bir iç mekanda aynı kaynaktan 3 m uzaktaki noktada gürültü düzeyi, eğer iç yüzeyler çok az yutucu ise 90 dB, çok fazla yutucu ise 71-73 dB olur.

Uygulama Örnekleme

Yüksek frekanslarda ses yayılımı, ses kaynağının daha çok boylamsal aksında gerçekleşirken orta ve düşük frekanslarda tüm yönlere üniform olarak gerçekleşir. Bu, çok geniş oditoryumlarda gözlenebilir. Ancak açık sahne ve arena gibi tiyatrolarda ciddi problemler oluşur.

Burada, yüksek frekans bileşenleri kaybında yansıtıcı duvar ve tavanın önemi ortaya çıkar. Deneyimler göstermiştir ki, insan sesi yayılma düzeninde, öne doğru 90° ‘lik bir açı içerisinde kalan alanda frekans ayrımı önemsizleşir.

Ses yalıtımının (Ses izolasyonunun) ısı yalıtımına banzeyişinin nedenleri, bu iki tür enerjinin yayılış biçimleri ile kolayca açıklanabilir. Isı, üç biçimde yayılır. Bunlar; ışınım (radyasyon), iletim (kondüksiyon) ve taşınımdır (konveksiyon). Ses ise, maddesel ortamın titreşimleri olduğundan yalnızca maddesel ortamda yayılabilir. Bu nedenle ısının iletimle ve taşınımla yayılmaları ile karşılaştırmak yetersizdir.

Yapı elemanlarının ses yalıtımı literatürlerde “ses azalma göstergesi” veya “ses geçiş kaybı” olarak anılan tanımlarla verilir. Tanımları farklı olmakla birlikte sonuçte her iki kavram da birbirinin aynıdır. Yapı elemanlarının kaynağa dönük yüzeyindeki ses düzeyi ile arka yüzündeki ses düzeyi arasındaki farka eşittir.

Kütle korunumu kanununa göre, tek katmanlı bir bölücü elemanın ses azaltma göstergesi, yüzeysel yoğunluğuna bağlıdır. Yüzeysel yoğunluğun (kütlenin) iki kat arttırılması 5-6 dB ses azaltma göstergesi sağlar. Arada hava boşluğu bırakılarak yapılan iki veya daha çok katmanlı bölücü elemanlarda sağlanacak ses azaltma göstergesi yüzeysel yoğunluktan başka, aralığıngenişliğine ve katmanların birbirine bağlanma şekillerine de bağlıdır.

Ses izolasyonu Etkenleri

Bir ses yutucu malzeme ile enerjinin tamamının yutulması beklenmemelidir. Bu nedenle, gürültü seviyesinde 10 dB ‘den daha fazla bir azalma beklenmesi pratik olmadığı gibi ekonomik de olmamaktadır. 10 dB azalma gürültü düzeyinin yarı yarıya azalması şeklinde algılanır.

Son yıllardaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler sonucu toplum hayatında ortaya çıkan gürültü sorunu, ülkemizde de önem kazanmaya başlamıştır. Aslında gürültü kontrolü, çağdaş yaşam konforunun ayrılmaz bir parçası olup, insan sağlığı ile de doğrudan ilişkilidir.

Gelişmiş ülkelerdeki yapılarda canlıların, özellikle insanın, gürültüden korunması, uyulması zorunlu yönetmelik ve standartlarla güvence altına alınmıştır. Ülkemizde ise henüz, bazı önemli yapılar hariç, bu konuda ciddi ve tutarlı sayılabilecek herhangi bir yönetmelik veya standart yoktur.

Gürültünün insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri

Gürültünün insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında, günlük normal faaliyetleri (radyo dinleme, kişiler arasındaki konuşma, televizyon seyretme, telefonla konuşma, uyuma) de olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır.

Diğer ülkelerde yapılan çalışmalar Avrupa ‘daki bazı konutların ses yalıtım oranlarının bile uluslararası standartların altında olduğunu göstermektedir. Ancak, yeni yapılan binalarda standartlara uygun ses yalıtımının sağlanması için gereken özenin gösterildiği saptanmaktadır.

Konut İçi Gürültü

Ülkemizdeki çalışmalarda ise konutların ses yalıtım durumlarının Avrupa ‘daki konutlara göre daha kötü olduğunu göstermektedir. Hatta İstanbul ve İzmir ‘deki konutların çoğunluğunda konut içi gürültü düzeyinin rahatsız edici düzeylerde olduğu bile saptanmıştır. Bu durum, konutlardaki ses yalıtımı/ses izolasyonu Türkiye ‘de henüz gerekli özenin verilmediğini ortaya koymaktadır.

Gürültünün kendi kaynağında yok edilmesi mümkün olmadığı zaman, ortamda yayılmasını engellemek için gerekli önlemler alınır. Bu önlemler, sesin yayıldığı ortama engel, panel veya duvar yapılması ile sağlanır. Bu durumda engel malzemenin ses iletim kaybı ve ses izolasyon oranı önemli rol oynar.

Sonuç olarak, ortamdaki sıcaklık yükseldikçe ses hızı artmakta, basınç artınca ses hızı düşmektedir.

Yukarıda bütün belirlenen temel sorunlar ve etkileşimlere en büyük çözüm duvar , zemin izolasyonu ve sonrasında Cam izolasyonu gelir. Bu düzenlemelere ilave olarak Mekan içerisinde yüksek performans alınmasını sağlayabilmek için Baffle Tavan Sistemleri, Akustik Perde , Akustik Stor Perde yada Ses Emici Perde kullanılması ile etkin çözüm tamamlanmış olur.

Karmina Perde Farkı?

Akustik uygulama firmalarının kalite niteliklerinin ve güvenilirliklerinin en büyük göstergelerinden biri de akustik ölçüm kabiliyeti ve raporlama teknik dili gelmektedir.

Karmina perde olarak , Mevcut uygulama projesinde akustik ölçüm ve raporlama yapılmamış ise akustik ölçüm ve raporlama kalemini mutlaka tekliflerimize eklemeye çalışırız. Akustik ölçüm ve raporlama sayesinde, gerek proje gerek uygulama işlerinin nitelik ve niceliklerini sonuç rapor olarak en uygun uygulama, En düşük maliyetlerle belirlenmesi sağlanarak işverene sunulmaya çalışılmaktadır.

Akustik konforun kulaktan dolma bilgilerle gelişigüzel sağlanamayacağını, kaliteye ulaşılamayacağını bilerek, sektörü bu noktada bilinçlendirmek için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışmaktayız.

Çalışmalarını resmi ve özel sektöre sunan KARMİNA PERDE projeden montaj aşamasına kadar, planlama ve sürekli sistem desteği ile tüm yeteneklerini müşterilerine anahtar teslim sunmaktadır.

Karmina Perde Ailesi sizlerle deneyim ve birikimini paylaşarak çözüm ortağınız olmaktan mutluluk duyacaktır.

Diğer